Ana içeriğe atla

Gerçek ve cesaret

Her yeni gelenin eninde sonunda "Son giden" olduğu gerçeği ortadayken, bir sonraki gelenin "İlk kalan" olacağını ummak cesarettir.

Yorumlar

  1. Erkancığım,

    Ellerine ve yüreğine sağlık...Seninde söylediğin gibi az ve öz olmuş...

    Sevgiyle Kal,

    YanıtlaSil
  2. Ne denebılır kı bu soz ustune
    bı cumlede cok seyı anlatmıs.

    YanıtlaSil
  3. Erkancım eline sağlık
    İnsanı hayata bağlayan şey de Umut/ummak/umabilmek değil mi? zaten. Her gelenin ilk kalan olduğunu umut etmeden kimin geldiğinin ne önemi olur ki? Ne zaman ki gelenin ilk kalan olduğunu umut etmeyi bırakırız işte o zaman koparız hayattan. Her gelenin ne zaman gideğinin hesabını yapar hayatla bağlarımızı koparır, akarsuda bir dal parçası gibi sürüklenir gideriz. Tekrar cesaret edip umana kadar..

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  4. Çok beğendim gerçekten...O kadar etkiledi ki beni, ne diyeceğimi duygularımı nasıl anlatacağımı bilemiyorum.
    Çok güzel çok

    YanıtlaSil
  5. Herkese teşekkürler değerli yorumları için...

    YanıtlaSil
  6. iktisat derslerinde bu sisteme ilk giren ilk çıkar sistemi diyorduk. malesef görülen odur ki hayat ta aynen iktisat dersleri gibi olmuş...

    YanıtlaSil
  7. benn bunu nasıl kaçırmışım...Üzüldüm şimdi Geç kalmışım bunu okumakta.. ve ayrıca çok beğendimm ..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Duruş

Geçen hafta başından beri etrafımdaki insanlar beni şaşırtmaya devam ediyor. Sadece etrafımdakilerde değil güvendiğim insanlardan da akıl almaz sözler duyuyorum. İsrail denen terörist devletin son yaptıklarından sonra insanlar haklı olarak tepki verdiler. Tepki verdiler vermesine ama hep sonuna bir “ama” iliştirerek ya da akıl almaz öneriler ortaya atarak. Biri, “Bu yapılan akıl almaz, terörist devletten izin almak gerekirdi. Ben benim yardım kuruluşum böyle bir taleple geldiğinde hep aynı şeyi salık veriyorum.” diyiverdi.(Burada “Söz gümüşse sükût altındır.” Deyişi geliyor aklıma. Söylenme amacı iyi dahi olsa sonuçları berbat bence.) Bir başkası, “Hadi topyekûn savaşalım, intikamımızı alalım.” diye savaş çığlıkları atıyordu. Bu ikisi de aklına ve mantığına, zekâsına güvendiğim insanlardı. Bu konuda artık ikisine de olan saygımı yitirmiş bulunuyorum. Ülkemin başbakanıysa ondan bu sefer beklediğim şeyleri yapıyor. (Her zaman ki gibi yapmaması gerektiğini düşündüğüm bir ton şey de yapıy

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan. Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut… Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu? Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan. Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” iç