Ana içeriğe atla

Yayınlar

Nisan, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kardeşlik bazen... (Kan bağıdır bazense değildir!)

Video Internetten kaybolursa diye dökümü...

Dün ve gün

Dün için kendini tanımla deseler hiç düşünmeden "vefasız" derdim kendime.  Sene 1997 çok zor ve uzunca bir dönemin ardından yeni bir işe geçiyorum. Bir lise arkadaşım vesile oluyor, İskender. Her işte çalışabilecek ben, bu sefer de tezgahtarlığı deniyorum. Büyük bir mağazalar zincirinin ayakkabı reyonunda, kadın ayakkabı. O günlerde kazınıyor aklıma kadınlar için çalışmanın zor olduğu düşüncesi ve uzun bir süre katlanamayıp müdüre rica ediyorum başka bir reyona geçmek için. Mağazanın çeşitli bölümlerinde çalışıyorum. Öyle mağaza dediğime bakmayın kendi içinde ayrı bir dünya. Ayrı ayrı her biri hikayesini yazsa roman olacak cinsten insanlar. Aynı kıza "aşık" iki genç mesela. Arkadaşını korumak isterken silahla tehdit edilen biri. Sonra aynı iki kişiye alın sizin değer verdiğiniz kişi bu dedirtecek olaylar. Entrika, hırs ve umursamazlık gibi pembe dizi hikayeleri.  Bir sene kadar çalıştım o mağazada. En çok oyuncak reyonunda çalışmayı sevdiğimi anımsıyorum

Bir şey

Bir şey vardı Bir şey önce evimde Bir şey... Sokağımda, mahallemde, semtimde, yaşam merkezimde Bir şey vardı daha ilk okulumda Lisemde... Kütahya'da bir şey vardı, Ankara'da, Rize'de Bir şey gittiğim ve gidemediğim tüm şehirlerde, benimle Her yerde Her zamanda Her şekilde Bir şey vardı Soruları olmayan cevaplar gibi Cevaplara ihtiyaç olmayan suskunluklar gibi Gibi bir şey Vardı Boşluk da bir şey midir Bir yer kaplar mı Bir mekan bir mekansızlık Bir şey Hep bir hedef Hep bir engel Hedeflere ve engellere dair bir şey Vardı... İçimde bir şey vardı Çevremde Benim dışımda, kontrolüm dışında Bir şey Adını bilmediğim Tadını bilmediğim Sızısı tanıdık olmayan Bir şey Bir şey vardı İçimde bir boşluk diye nitelediğim Uzay mekanda yer kaplamayan bir şey nasıl var olurdu Vardı işte bir şey... Bir şey Oldu Ya da olmadı Bir şey Bir kapı oldu önümüzde Anahtarları olmayan Bazen açık bazen kapalı Bir şey Bir şey vardı Bir kapı bazen el

Soru

Aşk, kendi gönüllerine sığamayan iki kişinin birbirlerinin gönlünde bulduğu ferahlık mıdır yoksa süresiz bir zaman için insanın kendi gönlünden bir başkasının gönlüne taşınması mı?

Türk tanımı

Türk; hangi coğrafya, ülke ya da şehirde yaşadığına bakılmaksızın ve kan bağı aranmaksızın, ayrıca ten ve doku ayrımı yapmaksızın  gönül bağı  ile Türkiye Cumhuriyeti devletine bağlı olan herkestir. Buraya kadar bir sıkıntı yok.  "Bir insan neden Türk olmaktan gurur duyar/duymalıdır?" Bir Amerikalı ya da bir Fransız'a sorduğunuzda farklı farklı cevaplar alabilirsiniz. Bu cevaplardaki güce yapılan vurgu canınızı fazlasıyla sıkabilir. Bir Rus bu soruya çok daha farklı bir şekilde cevap verir ve bu cevap sizin bakış açınızdan anlaşılamayabilir. Bir Çerkez, Çeçen, Azeri ya da Gürcü farklı cevaplar verir. Onların cevaplarındaki acı örüntüsünü anlamadan cevabı anlamak da zordur. Toplumların geçmişleri kendilerini tanımladıkları ve dışarıya yansıttıkları aynadır. Türk deyince dünyada çok çeşitli algılar var. Geçmişte farklı günümüzde farklı yorumlar var. Bazı bölgelerde iyi bazı bölgelerde tahayyül edemeyeceğimiz kadar kötü algılar var. Böyle olmasına rağmen dışarıdan bakan

En'am Suresi 151, 152 ve 153. Ayetler (Özet olarak din olgusu - On Emir)

(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça Allah'ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız." Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa adil olun. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti. İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O'nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.