Ana içeriğe atla

Bir hiç uğruna

Ölebilmeli bazen insan
Bir hiç uğruna
Ya da sevebilmeli
Öylesine bazı şeyleri
Bazen vatan olmalı bu hiçlik
Bazen de bir sevgili
Ama istemeli bunu yürekten
Hissetmeli iliklerinde
Ölmeyi istemeli bazen
Bir kadın uğruna
Ana bazen adı yar bazen

Yaşamayı istemeli insan
Boşlukta olduğunda bile
Yaşamalı doyasıya
Bulunacak hiçliklerin uğruna
Yaşlanmayı göze alabilmeli bazen
Her şeye rağmen
Vatan için bazen
Ya da bir sevgili
Bir kadın uğruna
Ana bazen adı yar bazen

Yorumlar

  1. Nazım'ı hatırlattı bana kelimelerin, eline sağlık.

    YanıtlayınSil
  2. Sırf bir çift göz uğruna inadına yaşamalı bazende.Herkes ölümü seçmişken kendi inançların uğruna aslik yapmalı risk almayı göze almalı ve yaşamalı yine yeni ve yeniden inadına ...

    YanıtlayınSil
  3. Bana da Nazım'ı anımsattı.Ve en çok sevdiğim şiirin olarak bende yer aldı...Ellerine ,yüreğine sağlık.

    Not:En azından bir parça umut kokmuş bu şiir...

    Sevgiyle Kal...

    YanıtlayınSil
  4. Hiçbir zaman bir şair olduğumu iddia etmedim. Evet, bir şeyler yazmayı seviyorum ama şair değilim. Buna rağmen sizin gözünüzde birçok kişinin sevdiği bir şairin mısralarına benzetilebilecek bir şeyler karalayabildiysem ne mutlu bana... Bunun için ikinize de teşekkürler...

    Ayrıca sevgili Ateş Böceği aynı bakış açısından aynı yöne bakan aynı şeyi gören tamamlayıcılığın için özel bir teşekkürü hakediyorsun. Çok teşekkürler...

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan.
Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut…
Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu?
Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan.
Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” için ne…

Geliyor yaklaşmakta olan

Şimdi gece gece bu da nereden çıktı yazısı bu, baştan söyleyeyim. Pastör görünümlü ajanımız ülkesine dönmüş. Ekonomik kriz merhale merhale ilerliyor. Ama inanın ben bunlarla pek fazla ilgilenmiyorum.

Geçtiğimiz günlerde Fatih Altaylı bir yazısında günümüz Türkiye'sindeki problemleri sıralamış en sonundasa bunlardan değil de insanlığımızı kaybetmekten çekindiğine dair bir görüşle bitirmişti. Çok uzun bir vakittir ben de böyle hissediyorum.

Bir süredir internette "Adam sende! Oku diyorsun da insanlarda okuyacak mecal mi bıraktınız?" tarzında görüşlere rastlıyorum. Oysa Yunus Emre, Mevlana okumadan ya da Aşık Veysel dinlemeden neyin geldiğini, yaklaşmakta olanın ne olduğunu ve buna nasıl hazırlanman gerektiğini nereden bileceksin ki! İnsanların ne vakti, ne enerjisi ne de parası varmış okumak için!

Oku derken neyin kastedildiğini bile anlayamaz hale geldik. Yapı söküm yapmadan, cümlenin ya da kelimenin kökenine inmeden okuyup geçmişsin ne olacak ki? "Korka durun ölümde…