Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bilgisayarlı okullar - FATİH Projesine farklı yaklaşımlar

Eğitim ve öğretim meselesi üzerinde epeydir düşünüyor ve düşüncelerimi burada paylaşıyorum. Özellikle dershane karşıtlığımı ve FATİH projesi gibi tüm öğretim sistemimizi kökünden etkileyecek teknolojik altyapı yatırımlarına olan eleştirilerimi bilmeyen kalmadı sanırım.

Bir yazımın içinde kısaca değindiğim Silikon Vadisi yöneticileri ve çocuklarını gönderdikleri okullar ile ilgili bir makale vardı. Makalenin aslı The NewYork Times gazetesinde "A Silicon Valley School That Doesn’t Compute" başlığıyla yayınlanmıştı. Uzun zamandır makaleyi Türkçe'ye çevirip buraya koymak istiyordum. Ancak bir türlü vakit bulup yapamamıştım. Sağ olsun Linux Gezegeni'nden takip ettiğim Ali Erkan İmrek, Anıl Özbek ve Zeki Bildirici'nin de yardımlarıyla benim bu sürekli ötelediğim işi yapmışlar. Ali Erkan İmrek eğer İngilizce biliyorsanız aslından okumanız daha iyi olabilir demiş ama benim de okuduğum kadarıyla gayet başarılı bir çeviri olmuş. İki bağlantıyı da aşağıya ekliyorum. En azınd…

Beni sana anlatırlar

İnanma
Gerçi bilirim inandıramazlar İnanamazsın
Gelir bir fotoğraf gösterirler sana
Yanımda bir kız, gözlerim mavi gözlerinde
İnanmazsın

Başka bir fotoğraf daha çıkartırlar
Yanımda başka bir kız, sarışın saçlarında ellerim
İnanmazsın

"Daha bitmedi" derler, bir tane daha çıkartırlar
Yanımda bir başka kız, bembeyaz elleri ellerimde
İnanmazsın

Yetmez, bir sonraki gelir
Yanımda bir kız, öyle kırmızı ki dudaklarıma değen dudakları
İnanmazsın

Dayanamaz sorarlar sana
"Daha ne görmen lazım" diye
"Cevap uzun, ayrıca inanmazsınız" der kestirin atarsın

Sonra ısrarlara dayanamaz
Başlarsın anlatmaya
"Bir" dersin, büyük ve kalın harflerle
"Onun fotoğrafları siyah beyazdır hep"

"Ve iki
Bakışları kırıktır hep o fotoğraflarda" "Ve üç" dersin
"Bir de benim dahi elimi tutmamış, saçımı okşamamıştır ki
İnanayım bir başkasıyla yaptıklarına" "Ve dört" dersin
"Hele o mavi gözlü kız yok mu
Tamamen palavra
Renksizdi…

Telkin

Dostum,

Şu günlerde ne çok kişi bana telkinde, tavsiyede bulunuyor.

İstemekten bahsediyorlar.

Bilmiyorlar!..

Bilemeyecekler!..

Onların bugün telkinde bulundukları yoldan geri dönmekteyim ben!

Ne ilginç! İnsan en çok en iyi bildiği şeye susabiliyor. Konuşmanın gereksizliğini en çok o zaman hissediyor.

Gülüyorum söylediklerine...

Anlamıyorlar!..

Anlayamayacaklar!..

Nasıl anlasınlar ki! Hiç farkına varamamışlar!

Dostum, biri sadece senin telkinlerine susuyorsa sana değer vermiyor demektir. Fakat herkesin telkinlerine uyarılarına susuyorsa bir bildiği var demektir. Unutma!