Ana içeriğe atla

Dua

Aynı duaya amin diyebilirsiniz herkesle
Ama farklı dualara da amin diyebildiklerinizdir
Fark yaratanlar
Şimdi sorun bana ölümü, yaşamı
Şimdi, anlatın otuz beş yaş şiirini
Dante'den dem vurun şimdi bana

Yaşamı sorun ölümü anlatayım
İnancı sorun bana aşkı anlatayım size
Şimdi anlatabilirim belki
Yaşamla ölümün arasındakileri
Hayat der, başlarım ezberden
Ne kadar farklı ve fakat ne kadar aynı olduklarından
Cahit Sıtkı'dan bahis açarım size
Dante'ye bağlar geçerim
Cemal Süreya gibi sorularla çıkar gelirim: "Sahi sizin?.."

Sevdiklerimden
Sevenlerimden
Amin dediğim dualardan
Amin denilen dualarımdan söz açarım
Bu gece size aşktan bahsederim
Yaşamdan, ölümden ve dualardan
Kısacası hayattan...

Yorumlar

  1. ''Farklı duaya amin diyebilmek'' çok güzel bir tabir olmuş.

    Ve okunup bitirildiğinde rahatlık hissi veriyor.
    Elinize sağlık. İyi geldi...

    YanıtlayınSil
  2. Hiç içime sinmeyen bir duaya, başkasının duası diye amin dedim.

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan. Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut… Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu? Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan. Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” iç

Duruş

Geçen hafta başından beri etrafımdaki insanlar beni şaşırtmaya devam ediyor. Sadece etrafımdakilerde değil güvendiğim insanlardan da akıl almaz sözler duyuyorum. İsrail denen terörist devletin son yaptıklarından sonra insanlar haklı olarak tepki verdiler. Tepki verdiler vermesine ama hep sonuna bir “ama” iliştirerek ya da akıl almaz öneriler ortaya atarak. Biri, “Bu yapılan akıl almaz, terörist devletten izin almak gerekirdi. Ben benim yardım kuruluşum böyle bir taleple geldiğinde hep aynı şeyi salık veriyorum.” diyiverdi.(Burada “Söz gümüşse sükût altındır.” Deyişi geliyor aklıma. Söylenme amacı iyi dahi olsa sonuçları berbat bence.) Bir başkası, “Hadi topyekûn savaşalım, intikamımızı alalım.” diye savaş çığlıkları atıyordu. Bu ikisi de aklına ve mantığına, zekâsına güvendiğim insanlardı. Bu konuda artık ikisine de olan saygımı yitirmiş bulunuyorum. Ülkemin başbakanıysa ondan bu sefer beklediğim şeyleri yapıyor. (Her zaman ki gibi yapmaması gerektiğini düşündüğüm bir ton şey de yapıy