Ana içeriğe atla

The Fratellis - Whistle for the Choir



Well, it's a big, big city and it's always the same
Can never be too pretty, tell me your name
Is it out of line if I was to be bold
And say, "Would you be mine"?

Because I may be a beggar and you maybe the queen
I know I maybe on a downer I'm still ready to dream
Though it's 3 o'clock
The time is just the time it takes for you to talk

So if you're lonely why'd you say you're not lonely
Oh, you're a silly girl, I know I hurt you so
It's just like you to come and go

And know me, no, you don't even know me
You're so sweet to try, oh my, you caught my eye
A girl like you's just irresistible

Well, it's a big, big city and the lights are all out
But it's as much as I can do, you know I'll figure you out
And I must confess
My heart's in broken pieces and my head's a mess

And it's 4 in the morning, and I'm walking along
Beside the ghost of every drinker here who's ever done wrong
And it's you, woo hoo
That's got me going crazy for the things you do

And so if you're crazy, I don't care you amaze me
But you're a stupid[Incomprehensible], oh me, oh my, you talk
I die, you smile, you laugh, I cry

Only a girl like you could be lonely
And it's a crying shame, if you would think the same
A boy like me's just irresistible

So if you're lonely why'd you say you're not lonely
Oh, you're a silly girl, I know I hurt it so
It's just like you to come and go

And know me, no, you don't even know me
You're so sweet to try, oh my, you caught my eye
A girl like you's just irresistible

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan. Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut… Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu? Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan. Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” iç

Duruş

Geçen hafta başından beri etrafımdaki insanlar beni şaşırtmaya devam ediyor. Sadece etrafımdakilerde değil güvendiğim insanlardan da akıl almaz sözler duyuyorum. İsrail denen terörist devletin son yaptıklarından sonra insanlar haklı olarak tepki verdiler. Tepki verdiler vermesine ama hep sonuna bir “ama” iliştirerek ya da akıl almaz öneriler ortaya atarak. Biri, “Bu yapılan akıl almaz, terörist devletten izin almak gerekirdi. Ben benim yardım kuruluşum böyle bir taleple geldiğinde hep aynı şeyi salık veriyorum.” diyiverdi.(Burada “Söz gümüşse sükût altındır.” Deyişi geliyor aklıma. Söylenme amacı iyi dahi olsa sonuçları berbat bence.) Bir başkası, “Hadi topyekûn savaşalım, intikamımızı alalım.” diye savaş çığlıkları atıyordu. Bu ikisi de aklına ve mantığına, zekâsına güvendiğim insanlardı. Bu konuda artık ikisine de olan saygımı yitirmiş bulunuyorum. Ülkemin başbakanıysa ondan bu sefer beklediğim şeyleri yapıyor. (Her zaman ki gibi yapmaması gerektiğini düşündüğüm bir ton şey de yapıy