Ana içeriğe atla

Yazabilmek

Seni yazabilmek
Tanıdıkça, sana dokundukça
Güçleşen bir olgu gibi
Sana dair yazabilmek

Harfleri eksik bir alfabe,
Heceleri kayıp kelimelerle
Zaman kipi olmayan cümleler gibi
Sana dair yazabilmek

Sözcüklerin yetersizliğinde
Her sıfatının havada donması gibi
Sen olmadan
Sana dair yazabilmek

Yaşayabilmek hatıralara rağmen
Adını anamadan
Tek harf olamadan ölmek gibi
Sana dair yazabilmek

Kelimelerin yalancı kardeşliği
Dostların sahte gülüşleri
İsteksiz yaşamanın ıstırabı gibi
Sana dair yazabilmek

Güneşin soğukluğu
Karın sıcaklığı
Bir yanardağın buzlu tepesi gibi
Sana dair yazabilmek

Affı olmayacak günahlar içinde
Meleklerin acımasız kâtipliğiyle
Sen olmazsın ötesinde diye
ölümden bile korkarak yaşamak gibi
Sana dair yazabilmek

Yorumlar

  1. Sevgili Erkan!
    Düz yazı olsaydı ancak bu kadar olurdu. Bir iki yerde durdum ama sonunda ilahi aşk olduğuna karar verdim. Son dörtlükteki sevgiye ve onu kaybedişe ihtimal olabilecek sorgulaman ise muhteşem olmuş.
    Yüreğine ve ellerine sağlık.
    Sevgiyle

    YanıtlaSil
  2. çok güzel...

    birine dair yazabildikleriniz oldugu için o biri ve siz ne şanslısınız.
    farkındamısınız.
    benimkide sorumu
    farkındasınız tabi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Duruş

Geçen hafta başından beri etrafımdaki insanlar beni şaşırtmaya devam ediyor. Sadece etrafımdakilerde değil güvendiğim insanlardan da akıl almaz sözler duyuyorum. İsrail denen terörist devletin son yaptıklarından sonra insanlar haklı olarak tepki verdiler. Tepki verdiler vermesine ama hep sonuna bir “ama” iliştirerek ya da akıl almaz öneriler ortaya atarak. Biri, “Bu yapılan akıl almaz, terörist devletten izin almak gerekirdi. Ben benim yardım kuruluşum böyle bir taleple geldiğinde hep aynı şeyi salık veriyorum.” diyiverdi.(Burada “Söz gümüşse sükût altındır.” Deyişi geliyor aklıma. Söylenme amacı iyi dahi olsa sonuçları berbat bence.) Bir başkası, “Hadi topyekûn savaşalım, intikamımızı alalım.” diye savaş çığlıkları atıyordu. Bu ikisi de aklına ve mantığına, zekâsına güvendiğim insanlardı. Bu konuda artık ikisine de olan saygımı yitirmiş bulunuyorum. Ülkemin başbakanıysa ondan bu sefer beklediğim şeyleri yapıyor. (Her zaman ki gibi yapmaması gerektiğini düşündüğüm bir ton şey de yapıy

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan. Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut… Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu? Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan. Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” iç