Ana içeriğe atla

Basit


Basit yaşamak istiyorum
Hayatı
Basit

Basit cümleler üstüne kurulu
Seni seviyorum
Ya da
Seni sevmiyorum kadar basit
Kaba belki bazen, kısmen, tamamen
Ama basit

Basit kelimeler üstüne kurulu bir hayat
Bazen sen
Belki bir zaman biz
Ama asla ben olmadan
Basitçe sen

Kelimeler bile fazla gelmiştir bazen
Bazen harf olursun
Bazen sesli bir harfin yalnızlığında sadedir hayat
E__
Bazen bir sessizin okunuşundaki kadar karmaşık
Ama bir yönüyle her zaman basit
E__

Basit bir hayat istiyorum
Cümleler, kelimeler, sesli ya da sessiz harfler gerektirmeyen
Belki sadece bakışlarla anlaşılan
Basit bir hayat
Belki de düşüncelerde buluşulan
E__

Basit bir hayat istiyorum
Sözlere, duygulara, mesafelere, kişilere ve hatta karakterlere ve hatta cinsiyetlere yükseltilmeyen
Öyle bazen, kısmen ve hatta kaba tamamen
İndirgenmiş, fakirleştirilmiş, yoksunlaştırılmış
Ama basit bir hayat
1 E__ 0
Bu kadar BASİT

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan. Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut… Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu? Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan. Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” iç

Duruş

Geçen hafta başından beri etrafımdaki insanlar beni şaşırtmaya devam ediyor. Sadece etrafımdakilerde değil güvendiğim insanlardan da akıl almaz sözler duyuyorum. İsrail denen terörist devletin son yaptıklarından sonra insanlar haklı olarak tepki verdiler. Tepki verdiler vermesine ama hep sonuna bir “ama” iliştirerek ya da akıl almaz öneriler ortaya atarak. Biri, “Bu yapılan akıl almaz, terörist devletten izin almak gerekirdi. Ben benim yardım kuruluşum böyle bir taleple geldiğinde hep aynı şeyi salık veriyorum.” diyiverdi.(Burada “Söz gümüşse sükût altındır.” Deyişi geliyor aklıma. Söylenme amacı iyi dahi olsa sonuçları berbat bence.) Bir başkası, “Hadi topyekûn savaşalım, intikamımızı alalım.” diye savaş çığlıkları atıyordu. Bu ikisi de aklına ve mantığına, zekâsına güvendiğim insanlardı. Bu konuda artık ikisine de olan saygımı yitirmiş bulunuyorum. Ülkemin başbakanıysa ondan bu sefer beklediğim şeyleri yapıyor. (Her zaman ki gibi yapmaması gerektiğini düşündüğüm bir ton şey de yapıy