Ana içeriğe atla

Blogger Yönetici

Blogger Yonetici
Blogger Yönetici
Meslek dolayısıyla bir süredir öğrenmeye çalıştığım iki konu vardı; XML(Extensible Markup Language) ve JSON (JavaScript Object Notation). Sırf bunun için küçük programcıklar yazıp duruyordum.

Sonra bir baktım o küçük egzersiz kodları Blogger Yönetici gibi bir uygulamaya dönüşmüş. Ben de burada da paylaşayım istedim.

Bir süre önce kendim de yararlanırım diye kendi geliştirdiğim uygulamaları topladığım bir günlük daha oluşturmuştum. İş temposundan ve derslerden pek fırsat bulamadığım için hobim çok uzunca bir dönem atıl kaldı. Ancak program yazmak benim için her şeyden soyutlanmak ve kafa dinlemek gibi bir şey. Bu yüzden arada kaçamaklar yapıp testlerle yeni şeyler deniyorum. Bunların bazıları da (çoğunlukla) sadece benim işime yarayan araçlar oluyor. Ama Blogger Yönetici belki başkalarının da hoşuna gider diye düşündüm.

Lisansı helallik mantığına dayanıyor. Yani eğer indirdiniz ve işinize yaradıysa bir Allah razı olsun demeniz yeter, ömür boyu kullanabilirsiniz. Yok indirdiniz ve beğenmediyseniz şimdiden hakkınızı helal edin sizden ödünç aldığım vakit için.

Basit Araçlar, Yazılımlarım bağlantısından hem Blogger Yönetici hem de diğer basit araçlara erişebilirsiniz.

Selametle...

Not: Buraya iş konusu yazmıyorum demiştim. Yine geçerli; çünkü bu bir iş konusu değil!

Yorumlar

Yorum Gönderme

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan.
Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut…
Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu?
Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan.
Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” için ne…

Geliyor yaklaşmakta olan

Şimdi gece gece bu da nereden çıktı yazısı bu, baştan söyleyeyim. Pastör görünümlü ajanımız ülkesine dönmüş. Ekonomik kriz merhale merhale ilerliyor. Ama inanın ben bunlarla pek fazla ilgilenmiyorum.

Geçtiğimiz günlerde Fatih Altaylı bir yazısında günümüz Türkiye'sindeki problemleri sıralamış en sonundasa bunlardan değil de insanlığımızı kaybetmekten çekindiğine dair bir görüşle bitirmişti. Çok uzun bir vakittir ben de böyle hissediyorum.

Bir süredir internette "Adam sende! Oku diyorsun da insanlarda okuyacak mecal mi bıraktınız?" tarzında görüşlere rastlıyorum. Oysa Yunus Emre, Mevlana okumadan ya da Aşık Veysel dinlemeden neyin geldiğini, yaklaşmakta olanın ne olduğunu ve buna nasıl hazırlanman gerektiğini nereden bileceksin ki! İnsanların ne vakti, ne enerjisi ne de parası varmış okumak için!

Oku derken neyin kastedildiğini bile anlayamaz hale geldik. Yapı söküm yapmadan, cümlenin ya da kelimenin kökenine inmeden okuyup geçmişsin ne olacak ki? "Korka durun ölümde…