Ana içeriğe atla

Birikim

Sana nice kelimeler birikti
Yanımda
Gelip bir türlü almadığın
Sonra sorular biriktirdim
Sağdan soldan
Gelmediğin için cevapsız kalan
Sana kendimi biriktirdim
Tüm zaman ve mekanlarda
Sessiz kaldığım sorularda
İçten olmayan gülüşlerimde
Ağladığım yalnızlıklarında
Sana en çok seni biriktirdim aslında
Gelsen anlatırken sustaramayacağın
Cümlelerimde
Yanımda
İçimde
Dışımda
Biriktim sana...

Yorumlar

  1. ''Sana kendimi biriktirdim..'' harika bir söz..

    Güzel şiir yazanın yüreğine sağlık..

    Yazını twitter da paylaştım umarım sakıncası yoktur..

    YanıtlayınSil
  2. Her hangi bir gün batımında
    Dilden , sözden daha ziyade
    Biriktirdiğimiz ne varsa susarak söylemiş olacağız
    Bir vapurun kıyısında
    Martılar ,konacak kim bilir belki avuçlarımıza
    Öyle ya senin şehrin sever martıları
    Ben martılara simit atan insanları
    İzlerken
    Dilimde tembel bir türkü
    martılara selam vereceğim
    Ve o günden sonra mutlu gömüleceğim..

    YanıtlayınSil
  3. Birikmek birikdirmek en onemlisi dile getirmek, cok guzel bir siir olmus.

    YanıtlayınSil
  4. Biriktirdiklerini harcamanı dilerim

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan.
Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut…
Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu?
Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan.
Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” için ne…

Geliyor yaklaşmakta olan

Şimdi gece gece bu da nereden çıktı yazısı bu, baştan söyleyeyim. Pastör görünümlü ajanımız ülkesine dönmüş. Ekonomik kriz merhale merhale ilerliyor. Ama inanın ben bunlarla pek fazla ilgilenmiyorum.

Geçtiğimiz günlerde Fatih Altaylı bir yazısında günümüz Türkiye'sindeki problemleri sıralamış en sonundasa bunlardan değil de insanlığımızı kaybetmekten çekindiğine dair bir görüşle bitirmişti. Çok uzun bir vakittir ben de böyle hissediyorum.

Bir süredir internette "Adam sende! Oku diyorsun da insanlarda okuyacak mecal mi bıraktınız?" tarzında görüşlere rastlıyorum. Oysa Yunus Emre, Mevlana okumadan ya da Aşık Veysel dinlemeden neyin geldiğini, yaklaşmakta olanın ne olduğunu ve buna nasıl hazırlanman gerektiğini nereden bileceksin ki! İnsanların ne vakti, ne enerjisi ne de parası varmış okumak için!

Oku derken neyin kastedildiğini bile anlayamaz hale geldik. Yapı söküm yapmadan, cümlenin ya da kelimenin kökenine inmeden okuyup geçmişsin ne olacak ki? "Korka durun ölümde…