Ana içeriğe atla

Dün bir ADAM öldü

Dün bir adam öldü.

Adam gibi bir adam.

Dün bir adam öldü. Cami avlusunda beni hiç tanımayan biri onu bana "Yarı babamdı," diye anlatmaya başladı, "bilir misin benim gibi kaç fakirin babasıydı?"

Sustum! Bıraktım ki konuşsun. Bıraktım ki bana O'nu anlatsın.

Bir diğeri de yine beni buldu. O da anlattı ve sordu, "Tanır mıydın? Bilir misin ne iyilikleri vardı?" Ona da sustum.

Sonra bir hoca çıktı ve abisini anlattı. Ben O'nu tanıma şansını hiç bulamamış, ancak sürekli onun hakkında anlatılanları dinlemiştim.

Ne güzel dedim içimden. İyi bir adamın onun iyiliğine yakışarak yaşamış kardeşi...

Dün bir adam öldü bu şehirde. Adam gibi adamlardan biri.

Dün benim Günay Dayım öldü. Ama arkasından binlerce iyi konuşan bırakarak. Bugün ben sustum tanımadığım adamlar bana O'nu anlattı.

Dün bir adam öldü bu şehirde. Adam gibi adamlardan biri.

Allah'ım biz iyi bilirdik ve haklarımızı çoktan helal etmiştik, Sen'de rahmetinle muamele eyle.

Yorumlar

  1. Adam gibi adamların izi hiç geçmiyor yüreklerde, sözlerde ve gözlerde öyle değil mi? öyle azlar ki artık, öyle azalıyorlar ki...

    Allah ramhet eylesin...

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan. Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut… Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu? Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan. Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” iç

Duruş

Geçen hafta başından beri etrafımdaki insanlar beni şaşırtmaya devam ediyor. Sadece etrafımdakilerde değil güvendiğim insanlardan da akıl almaz sözler duyuyorum. İsrail denen terörist devletin son yaptıklarından sonra insanlar haklı olarak tepki verdiler. Tepki verdiler vermesine ama hep sonuna bir “ama” iliştirerek ya da akıl almaz öneriler ortaya atarak. Biri, “Bu yapılan akıl almaz, terörist devletten izin almak gerekirdi. Ben benim yardım kuruluşum böyle bir taleple geldiğinde hep aynı şeyi salık veriyorum.” diyiverdi.(Burada “Söz gümüşse sükût altındır.” Deyişi geliyor aklıma. Söylenme amacı iyi dahi olsa sonuçları berbat bence.) Bir başkası, “Hadi topyekûn savaşalım, intikamımızı alalım.” diye savaş çığlıkları atıyordu. Bu ikisi de aklına ve mantığına, zekâsına güvendiğim insanlardı. Bu konuda artık ikisine de olan saygımı yitirmiş bulunuyorum. Ülkemin başbakanıysa ondan bu sefer beklediğim şeyleri yapıyor. (Her zaman ki gibi yapmaması gerektiğini düşündüğüm bir ton şey de yapıy