Ana içeriğe atla

Eski mesleğe dönüş

Benim için uzunca sayılacak bir dönem ara verdiğim mesleğime geri döndüm bugün itibariyle. Enformasyonla başlayıp, iktisat ve sonra bilgisayar mühendisliğine uzanan ömür boyu öğrencilik mesleğine sosyoloji ile devam ediyorum.

Dün kura çekip farklı bir bölüm belirlemiştim. ÖSYM sistemine benzediği ve çıkan bölümün fakültesi olmadığı için vazgeçtim. (Belki birazda işin şansa kalması hoşuma gitmediği için.)

Bu bölümden sonraysa yarım kalan yüksek lisansı tamamlarım belki. Tabii dört sene sonra...

Yorumlar

  1. Hayırlısı olsun dılıyorum senın ıcın..

    YanıtlaSil
  2. öğrencilik mesleği, zor meslek vesselam..

    kolay gelsin ve başarılar sana..

    YanıtlaSil
  3. Teşekkürler desteğiniz için. Artık hobi gibi birşey oldu öğrencilik benim için. Darısı sizin başınıza :)

    YanıtlaSil
  4. öğrenciliğin meslek veya hobi olması gibi bir ihtimal yok benim için. o işleri bitirdim..

    şimdi başka mesleklerde hobi alanı yaratmaya çalışmaktayım ben :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Duruş

Geçen hafta başından beri etrafımdaki insanlar beni şaşırtmaya devam ediyor. Sadece etrafımdakilerde değil güvendiğim insanlardan da akıl almaz sözler duyuyorum. İsrail denen terörist devletin son yaptıklarından sonra insanlar haklı olarak tepki verdiler. Tepki verdiler vermesine ama hep sonuna bir “ama” iliştirerek ya da akıl almaz öneriler ortaya atarak. Biri, “Bu yapılan akıl almaz, terörist devletten izin almak gerekirdi. Ben benim yardım kuruluşum böyle bir taleple geldiğinde hep aynı şeyi salık veriyorum.” diyiverdi.(Burada “Söz gümüşse sükût altındır.” Deyişi geliyor aklıma. Söylenme amacı iyi dahi olsa sonuçları berbat bence.) Bir başkası, “Hadi topyekûn savaşalım, intikamımızı alalım.” diye savaş çığlıkları atıyordu. Bu ikisi de aklına ve mantığına, zekâsına güvendiğim insanlardı. Bu konuda artık ikisine de olan saygımı yitirmiş bulunuyorum. Ülkemin başbakanıysa ondan bu sefer beklediğim şeyleri yapıyor. (Her zaman ki gibi yapmaması gerektiğini düşündüğüm bir ton şey de yapıy

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan. Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut… Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu? Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan. Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” iç