Ana içeriğe atla

Yerli Ölmek

Afrika'da zenci gibiyim ya da Kızılderili Amerika'da
Meksika'da yerli bir Meksikalı
Avustralya'nın yiten yerlileri, bir de kanguruları meşhur ya
Kangurular yaşıyor da yerlileri yok ortada

Kafkasya'da Kafkaslar mı yaşıyor hala?
Bir Boşnak el sallıyor delik deşik duvarın önünde
Sana da selam olsun ecdat yadigarı
Arnavutluk’ta "en güzel" Arnavutlar ölüyor hala

Filistin'de Filistinli bir baba
"Yerli" yersiz ölüyor bir kaldırımda
Arkasına sakladığı yine Filistinli çocuğu ile...
Sahi Rachel Corrie de bir yerli miydi aslında?

Müslüman coğrafyasında Müslüman mı ölünür?
Coğrafyanın da dini mi olur!
Irak'ta, İran'da, Suriye'de, Gürcistan, Ukrayna ya da Doğu Türkistan’da
Ülkenin adı değişse de en güzel yerliler ölür!

Madenciler madende...
Gemiciler gemide, bazen de tersanelerde...
Askerler askerlikte ölür, de...
En güzel yerliler ölür!

Bazıları yerli olarak doğmaz ama
Yerli olur yaptıkları, yaşantısıyla
Yerli olduğu yerde yaşamasa da
En güzel yerliler ölür!

Neresi olursa olsun ve de...
Kim ne derse desin; "en güzel" yerli ölünür!
Ölümün güzeli mi olur deme...
Yerli olunan yerde "çok güzel" ölünür!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanı eğip, bükmek

Zaman, fiziki boyutların sanal olan dördüncüsü, elle tutulamayan.
Zaman, içinde olayların ardı ardına gerçekleştiği boyut…
Bilim adamlarına göre, aynen ışığın bükülebilmesi gibi zaman da eğrilip, bükülebilir ve eğer doğru koşullar gerçekleşirse yani yeterli hız yakalanırsa önce geleceğe ve daha sonra da geçmişe sıçramak mümkün olabilir. Bunu zaman yolculuğu gibi basit kavramlarla karıştırmayın. Bu şu “an” ın da içinde olduğu bir kavram. Öyleyse ne demek bu?
Bu soruya cevap verebileceğimi pek sanmıyorum, haddime de değil zaten. Ama bu soru etrafında dolaşıldığında dahi çok farklı yerlere çıkan kapılar bulabiliyor insan.
Çok sevdiğim bir çizgi dizide bir keşiş (“Avatar”) hava, su, toprak ve ateşi bükebiliyordu. Tüm dünyayı kurtaracak kişi olan keşişin bile zaman üzerinde böyle bir gücü yoktu. Sonra “Matrix” ve “Neo” var. Ancak o da olaylara hükmeder gibiydi, zamana değil ya da ben öyle algılamıştım. “Aslında bir kaşık yoktu!” ve “Kırmızılı kadın da bir ajandı.” değil mi? Ya “Hiro” için ne…

Geliyor yaklaşmakta olan

Şimdi gece gece bu da nereden çıktı yazısı bu, baştan söyleyeyim. Pastör görünümlü ajanımız ülkesine dönmüş. Ekonomik kriz merhale merhale ilerliyor. Ama inanın ben bunlarla pek fazla ilgilenmiyorum.

Geçtiğimiz günlerde Fatih Altaylı bir yazısında günümüz Türkiye'sindeki problemleri sıralamış en sonundasa bunlardan değil de insanlığımızı kaybetmekten çekindiğine dair bir görüşle bitirmişti. Çok uzun bir vakittir ben de böyle hissediyorum.

Bir süredir internette "Adam sende! Oku diyorsun da insanlarda okuyacak mecal mi bıraktınız?" tarzında görüşlere rastlıyorum. Oysa Yunus Emre, Mevlana okumadan ya da Aşık Veysel dinlemeden neyin geldiğini, yaklaşmakta olanın ne olduğunu ve buna nasıl hazırlanman gerektiğini nereden bileceksin ki! İnsanların ne vakti, ne enerjisi ne de parası varmış okumak için!

Oku derken neyin kastedildiğini bile anlayamaz hale geldik. Yapı söküm yapmadan, cümlenin ya da kelimenin kökenine inmeden okuyup geçmişsin ne olacak ki? "Korka durun ölümde…