7 Mayıs 2011 Cumartesi

Sabır

Öğrenmeye çalışıyorum yeni olmayan ama yenilikler taşıyan bu kavramı. Kafamda dönüp dolaşan düşünceler bir şekle bürünemiyor. Sonra birden biri geçip karşıma açıklamaya başlıyor.

Düşünüyorum! Kötülüğe, kötülere, bela ve musibetlere ya da aklınıza gelebilecek her türlü sarsıcı olaya karşı sabır telkin edildi benliğime. Bundan sonra da edilecek. Biliyorum. Hatta ben de kendi kendime aynı telkinlerde bulunacağım. Ama bunları zaten biliyorum. Sabrın bu şeklini birçok kişi de zaten biliyor. O halde benim şekillenmemiş düşüncelerimin aslı ne? Mutluluk ve güzellikler karşısında sabır göstermek de değil! Onu da biliyorum. Uygulayamasam dahi çok uzun zaman önce bu da öğretildi.

Yeni öğrenmeye çalıştığım ve düşüncelerimde şekillendirmeye çalıştığım şey; haklılığında ve doğruluğunda sabır göstermek. Düşüncelerimde olgunluğa erişmek. Bildiğinde dahi hatta bildiğinde daha da çok susmak. Bildiğine sabretmek yani.

Ben "oldum" saflığı hoş gelir insana. O yüzden ben "oldum" yerine "aştım" tabirini kullanıyorum. Ama bu kendini ya da etrafındakileri aşmak değil. Bir sınır ya da seviye de anlatmıyor bu tabir benim için.

Basit kelimelerin ne altı ne üstü çizilemiyor. Anlatmakta da acizlik var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Yanılsama / 2009 -2013