29 Mart 2009 Pazar

Ders

Tarafını belli etmek gerekir bazen. Bu seçimlerde son seçimden farklı hareket ederek AK Partiye oy vermedim, İstanbul BB'de. Ancak bu çok kötü çalıştıklarına veya yeni gelecek olanlar onlardan daha iyi olacağı için değildi. Birincisi, oy verdiğim aday tam bu şehre göre biriydi. İkincisi, AK Parti aşırı güçlendiği için iş yapmayı bırakıp öncekiler gibi hareket etmeye başlamıştı. Şimdi sonuçlar kesinleşmeden şunu söylemek istiyorum ki; Umarım yinede AK Parti kazanır, sonuçta benim oy verdiğim aday kazanamıyor. Umarım bu onlara çok önemli bir mesaj olur ve çalışmaya başlarlar yeniden. İstanbul ve Türkiye genelinden gelen mesajlardan gerekli dersler alınır ve artık hantal bir devlet partisi olmakdan, dinamik bir halk partisi olmaya geri dönerler. Bu seçimler de bizler için bir umut olur...

Seçim sonuçları üzerine de birşeyler yazmak var aklımda, ama bunun için kesin sonuçları bekleyeceğim. 

22 Mart 2009 Pazar

Mutluluk

"Nedir mutluluk?" diye sordum.
Aynada bana bakan kendime.
Kopya çekmek için döndüm baktım resmine.
Gözlerin söyledi cevabı: İşte burada diye...

(Ç'nin izni ile...Ç'ye)

16 Mart 2009 Pazartesi

Evdeki mutluluk

Oradan buradan konuştuğumuz bir kahvaltılı sohbetinin sonlarına doğru konu bir şekilde evdeki mutluluğa gelmişti. Değerli bir abimiz o anda; ‘Evdeki mutluluk, buradan gittiğinizde eşiniz veya annenize daha doğrusu evinizde sizi bekleyen kişiye “Orada kahvaltı yaptık. Ama sen olmayınca pek bir şey anlamadım.” Diyerek, bir kahvaltı da onlarla yapmak istemeniz veya yapmanızdır.’ demişti.

Bu güzel anlatım bir anda aklıma geldi. Bende hem buraya bir not düşeyim hem de paylaşmış olayım dedim. Her yerdeki mutluluklarınız gibi evlerimizdeki mutluluklarımızda eksik olmasın.

13 Mart 2009 Cuma

Sorarlar

Sana yaşamadığın şeyleri sorarlar
Ahkam kesme
En çok mutlu musun diye sorarlar
Kulak asma
Arkadaşlığı soracaktırlar
Hatır et
Dostluğu sorarlarsa
Saygı göster
Sevdayı sorarlar arada
Duymazlıktan gel
Aşkı sorduklarındaysa
Kabirleri tarif et, görmek istedikleri yerde

Sana yaşamadıkları şeyleri sorarlar
Cevap verme
En çok mutluluğunu sorarlar
Tarif etmeye kalkma
Arkadaşlığını sorarlar
Esirgeme
Dostluğunu sorarlarsa
Karşılık bekleme
Sevdanı sorarlarsa
Anlatma
Aşkını sorduklarındaysa
Sessiz kal, kal ki büyüklüğü anlaşılsın

Şimdi sırası geldi deyip
Beni sana sorarlar
Seni bana sordukları gibi
Anlatma
Halimi sorarlar
Bilmezlikten gel
Dostluğumu soracaktırlar
Karşılıksızdı de sadece
Sevgimi sorarlarsa
Geçiştir
Aşkımı sorduklarındaysa
Kabrimi tarif et, görmek istedikleri yerde

11 Mart 2009 Çarşamba

İtiraf

Tamam, itiraf ediyorum, sensin... Her yazımı her şiirimi senin için yazdım. Siyasetten konuşurken bile aslında tüm mesajlarım sanaydı. Sen yanımdayken yan taraftaki şoföre söylediklerim de aslında sana kızgınlığımdandı. Başımın ağrıması da senin yüzünden... Geceleri uyuyamamamda... Ve tabii geceleri uyuyamadığımdan gündüzleri çalışamamam da aynı şekilde.

Asabiyetim anlaşılamamaktan senin tarafından. Tüm cümlelerim sana birer mesaj aslında. Söylediğim kişinin seni tanıyıp tanımaması önemli değil. Nasılsa bir şekilde sana ulaşır diye hep serzenişlerim. Tatlıyı çok beğendiğimi söylediğimde sensin kastettiğim. Bir mekânı övdüğümde sana tüm söylediklerim. Her şeyi senin için konuşuyorum aslında. Hatta ne konuşması senin için soluk alıp veriyorum. Senin için yaşıyorum.

Bom boş hayatım sensiz. Sen olmadığında dışarı çıkamıyorum. Ne oyunların ne de filmlerin tadı olmadığı için izlemiyorum. Senin dışındaki kimseye de yalan söyleyemiyorum. Onlara hep seni anlatıyor senden haberler bekliyorum. Bir tek senin yüzüne konuşamıyorum. Saklıyorum hep aklımda, yüreğimde ne varsa senden ve sana dair. Gelecek planlarımın içindesin hep. Seni çıkartınca yaşamamın da bir anlamı kalmıyor. Yanlış işlere meyilimin sebebi de sensin, doğru yaptıklarımın yönlendiricisi de sen. Zaten bu yaşıma kadar nasıl geldiğime de hayret ediyorum. Sen olmadan yolumu bulabildiğime, okumayı ve hatta yazmayı öğrendiğime... Kendi kendime yemek yiyebilmeme...

Boş hayatım sensiz bomboş. İnternette bir yere bir şey yazdığımda mesaj sana, bir şarkı dinlediğimde içinden göndermeler sana. O masaldaki de sensin, dizideki, filmdeki, oyundaki, kitaptaki de... Bir arkadaşıma bir kitap önerdiğimde içindeki kahraman sana benzediği için okumuşumdur mutlaka. Hatta sen ondan daha iyisindir. Öyle ya ne de olsa ben seni kusursuz görüyorum. Senden önce hiç âşık olmadım. Senden sonra da yaşayamayacağım için başkası da olmayacak. Ama yinede nikâhına gelip şahitlik yapacağım. Ne de olsa açılamasam da, karşılıksızda olsa seni seviyorum.

Evet, önceki tüm yazılarım ve şiirlerim gibi bu da sana yazıldı. Bir farkla, sana doğru değil senden doğru yazıldı bu. Bundan sonra yazacaklarım da sana olacak merak etme. Sensin O... Seni kastediyordum tüm cümlelerimle, yine seni kastedeceğim bundan sonrakilerle... 

Gecenin, sabahın, elinin köründe...

10 Mart 2009 Salı

.

9 Mart 2009 Pazartesi

Nokta

Adını koymalı bu durumun
Noktayı ya da artık
Dayanılacak gibi değil
Ama ben de olamam o
Ne nokta ne de ad benden
Seçemem birinden diğerini
Ne kendimi bitirebilirim
Ne de seni kaybedebilirim
Adını koymalısın bunun
Ya da noktayı artık
Tam yerinde, tam yerine

6 Mart 2009 Cuma

Ustalara Saygı

Tanıyanlar ve burayı okuyanlar bilir, bilmeyenler için bir kez daha hatırlatmış olayım; hemen her şeye geç başlamış ve yaşamışımdır bugüne kadar. Bu gece bir geçi daha yaptım; Lüküs Hayat'ı izledim sahnede. Eğer bir listeniz varsa şunları mutlaka yapacağım diye bu oyun o listeye girmeye değer.


Hele ki Zihni GÖKTAY ustama saygımı özellikle belirtmek istiyorum. Bunca senelik oyunu günümüze göre o kadar güzel sundu ki, ince espriler, göndermeler ve oyunun en düştüğü yerlerde tüm sahneyi sırtlamalar. Adını bir kez daha saygıyla anıyorum. O kadar usta ki, mikrofonu sustu hemen o anda sahne arkadaşına biraz daha yaklaşarak sorunu çözdü. One minute ve Residence esprilerinde tüm salon, sahnedeki oyuncularda dahil, gülme krizine girdik.

Oyunun sonunda ki neredeyse 5-6 kez tekrarlanan ve herkesin ayakta alkışladığı şarkı ve dans için söylenecek çok şey var. Ama gidip görmeniz lazım. Zihni GÖKTAY üstadım büyüksün. Dün akşam ayakta alkışladım bundan sonra da hep öyle olacak. Bu arada oyunun yönetmeninin Haldun DORMEN olduğunu da belirteyim.

Dün akşam bizimle gelmeyi planlayıp sonradan gelemeyenler için gerçekten çok üzüldüm. Böyle bir gösteriyi hem de bizimle izleme fırsatını kaçırdılar. Son bir not düşeyim. Eğer daha önce seyretmediyseniz bu oyunu kaçırmayın derim. Seyrettiyseniz de bunu da görün emin olun hiç bir şey kaybetmeyecek ama ustalarla çok güzel ve eğlenceli bir akşam geçireceksiniz. Kendi adıma her sene yeniden yapsalar yeniden giderim artık. Dün gece için herkese yeniden teşekkür ediyorum. Son olarak burada adını anmadığım oyunda emeği geçen herkesi bir kez daha ayakta alkışlıyorum.

Not: Oyunun saatleri ve sahne bilgilerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

1 Mart 2009 Pazar

Bir harf sen

Alfabenin tüm harflerini sildim
Biri yeterli artık benim için
İhtiyacım yok senden sonrasına
Sayı saymayı da bıraktım
Bir harften ibaret bildiklerim
Bir rakamdan, birden ibaret
Yani bir yeterli artık benim için
Bir harf yani bir sen
Yanılsama / 2009 -2013