22 Nisan 2012 Pazar

Yorucu ama güzel bir gün: Dün

Birinin mutlu gününde yanında olmak, bir hastanın iyileştiğini görmek bencilce bir mutluluk nedeni gibi benim için. Dün Eskişehir'de Atilla'nın nikahında bulundum. Sonra Bursa'ya geçip bir dostu ziyaret ettim. Bir süre önce babası ciddi ameliyatlar geçirmiş ve zor zamanları olmuştu. Onu ayakta gezerken, dahası iş yaparken görmek beni gerçekten çok mutlu etti.

Sağlık ve mutluluk hayattaki en önemli şeyler. Allah kimseyi sağlığından ve mutluluğundan etmesin.

20 Nisan 2012 Cuma

Bilgi ve Karanlık

Bilgisini paylaşan insanlar doğru yer ve açılarla yerleştirilmiş aynalar gibidir; bu aynalar ve bilginin ışığıyla tüm karanlıklar aydınlatılabilir.

17 Nisan 2012 Salı

Aynalar


Aynalar renkliydi aslında
En azından bir zamanlar

Bir zamanlar gözlerimin
Saçlarımın
Yüzümün rengi yansırdı aynalardan

Sonra karanlık camlar çıktı karşıma
Bozuk, silik siluetler halinde
Göller, denizler
Şarap kadehleri, yağmur damlaları

Aynalar renkliydi aslında
En azından bir zamanlar
Tıpkı bakılmamak üzere saklanmış
Şimdilerde sararmış, rengi kaçmış
Fotoğrafların gibi

Kara kalem çalışmaları çıktı karşıma
Bir zaman bir yerde
Saçımda o zaman da var mıydı bu beyazlar
Sahi kara bir kalemle nasıl çizilir onlar

Bir zamanlar bulutların ardından da olsa
Doğardı güneş
Renkliydi rüyalar
Yüzüne vuran güneş gibi sıcak

Bir zamanlar güzeldi uyumak
Uyanmak
Uyuyamamak

Belkide güzeldir bir zaman
Ve bazen
Uyanmamak

Ve bir zamanlar renkliydi aynalar
Sen
Ben
Biz
Renkler
  ve aynalar

9 Nisan 2012 Pazartesi

Canı sıkılana tavsiyeler: Yapbozlardan uzak dur!

Hafta sonu sınavları, hafta ortası bakması gereken yeni onlarca iş konusu, okumak için aldığı onlarca kitabı sırada bekleyen ve üstüne de şehrinde hava güzel olan biri hafta sonu ne yapar? Yapboz! Bu yeni yapbozları çözmek akıllı adam işi değil! (Hoş ben de akıllı olduğumu iddia etmiyorum ya neyse.)
Canı sıkıldığı için yapboz (eskiden neden bu ismi vermişiz bilmiyorum ama bu yeniler hiçte yaptıktan sonra bozulacak şeyler değiller) alıp yapmayı düşünen kişiye tavsiye; Ya basit bir şey al ya da hiç bulaşma!

Not: Resimdeki yapboz "Coastal Splendor" adında alt tarafı 500 parçalık bir model. Bunun bir kaç binlikleri de var ve onlarla uğraşmak hakikaten akıllı insan işi değil. Tabii eğer benim gibi önünüze aldığınız her işi bitirme gayretinde olan biriyseniz.

6 Nisan 2012 Cuma

Hizmet ve Ak Parti

Yarın Sosyoloji 6. dönem vize sınavlarım var. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı da sosyolojik olarak üzerinde düşünülmesi gereken, doğruları ve yanlışlarıyla incelenmesi gereken bir olgu olan Hizmet (yanlış çağrım şekli ile Cemaat), Fethullah Gülen ve Ak Parti ile ilgili bir yazı yayınladı.

Bugün daha çok cemaat olarak anılan ama doğrusunun Hizmet olduğu yapının kısa bir tanımı (Hizmet nedir?) paylaşmışlar ve günümüz olaylarıyla ilişkisini en basit şekliyle açıklamışlar. İçinde bazılarının yanlış, çarpıtılmış olarak görebileceği bilgiler olabilir. Bazılarının aklına gizli ajanda gibi kavramlar gelebilir. Merkezi olmayan bir yapı nasıl olur da bir elden tanımlanabilir gibi yaklaşımlar sergilenebilir. İçinde düne, bugüne ve geleceğe dair tehditler bulanlar da çıkabilir. En basitinden bir özeleştiri gibi algılanabilecek şu paragraf "İnsan yaratılışının doğal neticesi gereği bütün sosyal hareketlerde olduğu gibi Hizmet’te de bazı bireyler gönüllülük ve sivillik anlayışlarına uymayan bazı fiiller içinde bulunabilirler. Ancak bu hatalar Hizmet’e mal edilemez. Eğer bu hata yasadışı bir özellik taşıyorsa elbette muhatap hukuk olacaktır." bana göre yanlıştır (Nedenlerini açıklamak ilgili yazıdan daha uzun süreceği için buraya yazmıyorum.) Ama fikir sahibi olmadan da zikir sahibi olunmaması gerekiyor. Bu nedenle bilen, bilmeyen, korkan, nefret eden, düşman olarak gören, sempati duyan, hayran olan hemen herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. (Siyaset ya da diğer konuları kastetmiyorum.)

Ön yargılarımızı bir kenara bırakarak okuduğumuzda günümüzün önemli sosyolojik olgularından biri hakkında bilgi edinebileceğimiz bir metin Gazeteciler ve Yazarlar Vakfının internet sitesinde yayınlanan yazı. Bu yazıya burada yer vermemin amacı kimsenin Fethullah Gülen, Hizmet ya da Ak Parti hakkındaki görüşlerini değiştirmek ya da Hizmet, Ak Parti ya da Fethullah Gülen'i övmek ya da savunmak değil. Zira yazı da bir övgü, savunma yazısı değil, bir tespit yazısı. Okuyun fikriniz olsun.

En basitinden "Hizmet nedir?" sorusunun cevabını alabileceğimiz ve belki 5 ya da 10 sene sonra "bunu diyordunuz ama bakın şimdi ne oldu?" diyebileceğimiz bir metne 10 dakikanızı ayırıp okuyun.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfının internet sitesindeki GYV'den Gündeme Dair yazısına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca yazının tamamını buraya da kopyalayıp yapıştırıyorum ki ileride internetten kaldırılacak olursa yazı yaşamaya devam etsin.

4 Nisan 2012 Çarşamba

Modernlik*

Giddens modernlik için eğlence parklarındaki hızlı tiren benzetmesi yapar; “Bir hız tirenini eğlenceli kılan şey, tehlikenin ve güvenin bir arada bulunmasıdır. Hız tirenini güvenli bulmasak ona binmeyiz, ancak tehlikeye meyilli bir yapımız olmazsa hız tireni eğlenceli olmaktan çıkar. Yüzlerce metre yükseklikten kavisler çizerek hızlı bir şekilde tirenle aşağıya inmek, bize ölüm olasılığını düşündürür ama tirene ve onu inşa eden uzmanlara duyduğumuz güven, bu olasılığın yaratacağı gerilimi ortadan kaldırır.”


Giddens’a göre modernlik bir juggernaut** (önüne geçilmez ezici güç), “ bütün bireylerin topluca bir dereceye kadar kontrolünde bulunan fakat aynı zamanda kontrolümüzden çıkıp kendisini parçalara ayırabilme tehlikesini taşıyan devasa bir güç makinesidir.”





Bu karşı konulamaz güç imgesi, yarattığı tehlike ve güven hissiyle birlikte heyecan dolu hız tirenini akla getirir, fakat modernliğin juggernautı bir hız tireni gibi kontrol edilebilir ve hareketi önceden tahmin edilebilir değildir…Giddens için modernlik tanımı gereği kontrol dışıdır.





Modernlik içinde yaptığımız gezinti hiç bir biçimde sıkıcı ve karşılıksız değildir; genellikle keyif vericidir ve umut verici bir bekleme ile doludur. Fakat modernliğin kurumları var olmaya devam ettikçe bu yolculuğun ne yönünü ne de hızını kontrol etme şansına sahip değiliz. Bunun sonucunda, hiçbir zaman tamamıyla kendimizi güven içinde hissedemeyiz çünkü vardığı yer, yüksek risklerle doludur. 

Bu yorumsuz verilmesi gerektiğini düşündüğüm Anthony Giddens alıntılarına bir kaç ek yapmak istiyorum. Şöyle ki; belirsizlik, kontrolsüzlük ve kaosu***  çağrıştıran vurgulara özellikle dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum. Her şeyi bilmek adına çıkılmış yolculuğun, modernlik, aslında bir yerde tıkandığı ve her şeyi doğa ve bilim kanunları ile açıklamanın geçmişte öngörüldüğü gibi kesin ve net olmadığını açıkça göstermektedir. Ayrıca bahsi geçen kontrolsüzlüğün anlamı üzerine derinlemesine düşünülmelidir.

* Anthony Giddens’a göre modernlik.
** Juggernaut kelimesi Hindu ve Budist inanışlarındaki Jagannath'dan gelir. Jagannath, "Dünyanın, Evrenin" (Jagata) "Efendisi, İlahı" (nātha) anlamını taşımaktadır. Ezici ve önünde durulamaz bir tanrı imgesi için kullanılır.
*** Kaos, bizim algımızın dışındaki çok daha büyük bir düzeni temsil eder, karmaşa ve kargaşayı değil.

2 Nisan 2012 Pazartesi

İlerlemek

İki şekilde de ilerleyebilirsin, arkaya ya da ileriye doğru adım atman fark etmez; fark yüzünü hangi yöne çevirdiğinle ilgilidir.
Yanılsama / 2009 -2013