25 Ocak 2012 Çarşamba

Yanılsama

Dostum,

Buranın hem adı hem de tanımını değiştirmeye karar verdim. Burada yazdıklarım "Saatçi ve Kör Saatçi" için çok hafif kalır oldu.

Evet, bir Saatçi'nin varlığına inancımı hiç yitirmedim. Ve evet, Saatçi'nin koyduğu -en başta belirlediği- kuralları işletecek bir Kör Saatçi'nin varlığını ve her türlü olayın onunla açıklanabileceğini, ancak bunun için doğru zaman ve ortamın oluşmamış olabileceğini de kabullerimin arasına koydum. Hala "Kâinatta mutlaka bir düzen hâkim olmalı. Eğer öyleyse bu düzen neden Kaos olmasın..!" diye düşünüyorum. Her ne kadar bazıları hala "Kaos" un bir düzensizlik olduğunu düşünmeye devam etse de ben öyle olmadığını biliyorum ve en akıl almaz düzensizlik dizilerinin dahi çok daha büyük bir düzenin parçası olarak varlığından asla şüphe duymadığım bir Düzenleyici El'e işaret ettiğine inanıyorum. Bildiğimiz ve gözlemleyebildiğimiz tüm evren büyük patlamayla oluşurken Kör Saatçi'nin Saatçi'nin ona verdiği görevi yapmakta olduğunun basit bir anlatımı bu. Hayatlarımızdaki tesadüfi gözüken gelişmelerin de bu basit yaklaşımdan hareketle birbiriyle bağlantılı ve ilintili olduğuna şüphe yok. Böyle basit kelimelerle bu kavramların etrafında dolaşırken bu isim biraz ağır geliyor.

Yazdıklarım ve kendime dönüp baktığımda aylarca önce bir vecize olarak paylaştığım "Yanılsama" kavramının buraya daha uygun olduğunu düşündüm. Çünkü hala "Etrafımdaki duvar beni içeriye değil, diğerlerini dışarıya hapsediyor!"

Şimdilik kaydıyla buranın ismi değişti. Yarının düşünceleri, yaşanmışlıkları ve buraya not düşülenler neler getirir? Bilmiyorum.

Bildiğim bir şey var. O da bazen aynadaki yansımamız bir yanılsamadır. Burası da karşısında olmadığım bir aynadaki yansımam. İşte tam da bu nedenle beni buradan okuyan sen de bir yanılsamanın içine düşüyorsun.

Hoşgeldin...

20 Ocak 2012 Cuma

Yardım

Sağ omuzu ile dünyayı taşıdığını düşünen kişiye yapılacak iyilik sol omuzuna gerçekten koyulacak bir dünya değildir!

11 Ocak 2012 Çarşamba

İbadet gibi bir şey

Vaktin girişini gözlerinde gördüm
İbadetin sessiz cümlelerini dudaklarında
Kıble saatiydi her gelişin
Kerahat vakti bazen
Öylesine doğru, güzel ve öylesine hatalı

Kıyamım, rükûm, oturuşum sanaydı
Secdem sana
Ben vardım ben olmuş
Sen yoktun ben kalmamış
Öylsine geniş, tamam ve öylesine hatalı

Gece kalkmalarım sanaydı
Gündüz yokluk çabalarım sana
Senin için yoktu herşey
Benim içim de yoktu dışım da
Öylesine var, yok ve öylesine hatalı

Karanlıkta işlenen günah
Kapı arkasında bozulan oruç
Teravih niyetine kalkılan maçlar kadar masum
Bir çocuğun minarelerden korkarak gizlendiği
Öylesine bir sevgi, hata ve öylesine bir şey...
Yanılsama / 2009 -2013