26 Ağustos 2014 Salı

Yapmayın!

Ne Soma için ne de başka bir felaketin mağdurları için etkinlik yapmayın!

Lütfen!

Bu toplumda bunu hak edecek insanlar yok!

Aşırıya gittiğimi düşünüyorsunuz değil mi? Az bile söylüyorum.

Dün akşam Fenerbahçe - Galatasaray gibi ülkenin en büyük spor -futbol değil- kulüplerinden ikisinin futbol maçı vardı. Geliri Soma'da hayatını yitiren madencilerin ailelerine bağışlanacaktı. Belki biraz da orada yaşanan katliama dikkat çekilecekti. Peki, ne oldu?

Allah aşkına siz yardım etmeyin. Dikkat çekmeyin böyle katliamlara... Ne Soma'yı ne de Siirt'de yaşanan olayları hatırlatmayın topluma... Irak'ta, Suriye'de, Filistin'de ya da Doğu Türkistan'da öldürülenleri de hatırlamayın!

Dünkü rezalet hepimize uzunca bir süre yeter! İki takımın taraftarları da futbolcuları da sahayı savaş alanına çevirdiler. Yine! Birbirinizi yiyin benim için hiç sorun değil. Ancak en azından ithaf edilmiş şeyin anısına bir durup düşünün. Sadece bir an!..

Neden geneli suçluyorum? Çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Sıtadlara maytap, meşale v.b. sokulması yasak. Ama ne kapıdaki polis, girişteki güvenlik bunu engellemek için bir şey yapıyor ne de o meşaleyi yakanın, sahaya atanın yanında oturan müdahale ediyor. E o zaman...

Bence futbolcular bundan sonra sahalara atılacak en küçük şeyden sonra oyunu bırakmalı ve orta sahada oturma eylemi yapmalı... Protesto kültürümüze bir katkısı olur belki!

Tiribünlerdeki duyarlı taraftarlarımız ise vebalı biri gibi uzaklaşmalı bu teröristlerin yanından. Hani yüzme havuzlarında yanlış bir şey yapanların etrafında mavi ya da mor bir halka oluşuyor ya... Aynen onun gibi...

Bir futbol karşılaşması bu kadar önemli mi? Tabii ki değil! Ancak ortada 301 tane kayıp can ve bunların acılı aileleri varken bu yapılanlar rezillik. Bunca ölüme bu kadar duyarsız olmak benim içimi sızlatıyor.

Soma'da 301 can suç olan ihmaller yüzünden öldü.

Önceki gün baraj sularında yine yeni canlar gitti.

IŞİD denen melanet yüzünden Irak ve Suriye'de hergün onlarca insan ölüyor.

Suriye'de Esad da bu sayının katlanmasına yardımcı oluyor.

Filistin'de israil şerefsizi iki binden (2.000) fazla can aldı ve bunların yarıya yakını kadın ve çocuk. En son dün meclis binasını da yıktı!

Unutmadan! Çin de Doğu Türkistan'da bazı "teröristleri" idam etti!

Ama olsun... Süper kupa'nın galibi en süper Fener!...

15 Ağustos 2014 Cuma

Normalleştirmek - Normalisation

Dostum,

Sosyolojik olarak öncesinde toplum tarafından uygun görülmeyen ya da onaylanmayan bir davranışın zaman içerisinde yadsınarak “normal” kabul edilmesine ve geniş kitlelerce onaylanmasına kısaca normalleşmek (normalisation) deniyor.

Dün akşam televizyonda Açlık Oyunları serisinin birinci filmi vardı. Film dünyayı kontrol eden merkezi bir güç ve onun refahı ve ihtiyaçları için çalışan, korku ve şiddet ile bastırılmış on iki mıntıkanın hikayesini anlatılıyordu. Her bir mıntıka her sene düzenlenen ve “Açlık Oyunları” olarak anılan oyunlara “Haraç” denilen “çocukları” birbirlerini öldürmeleri için gönderiyor. İşin daha acı tarafı; başkentte, eğlence için düzenlenen ve canlı yayınlanan bu programın mıntıkalarda da yayınlanıyor olasıydı. Yani insanlar çocukları öldürülürken/katledilirken canlı canlı izliyorlardı.

Dostum, işte normalleştirme denilen şey burada devreye giriyor. İnsanlar bazı ülkelerin refahı için ölesiye çalışıyorlar. Kadınların parmaklarında, bileklerinde, boyunlarında ve kulaklarında taşıdıkları siyanür ile çıkartılırken hem çalışanların hem de yöre halkının canına okuyan altınlara çakılı olan kanlı elmaslarını sergiliyorlar. Afrika’da bir çocuk madende çalışmayı reddettiği için kolundan oluyor!

Amerika’daki arabaların motor büyüklükleri bizdekilerin birkaç katı ve o araçların “beslenmesi” gerekiyor. Bu nedenle Irak gibi bir coğrafyada sayıları milyonlarla ifade edilen insanlar ölüyor. Çok sonra yeni bir terör şebekesi ülkeyi kasıp kavuruyor. Ancak petrol kuyularına yani Amerika ve Avrupalıların araçlarının besinlerine dokununcaya kadar katliamlarına göz yumuluyor!

“Afganistan tüm dünyaya terör ihraç ediyordu” diye anlatacaklar sana. Sakın inanma! Onların esas ihraç maddesi uyuşturucudur. Sözde ithal ettiklerini söyledikleri terörü kesen işgal güçleri oradan çıkan uyuşturucu hammaddeleri konusunda hiçbir şey yapmamıştır.

Dostum, Gazze diye bir yer var bu günlerde. İleride belki orayı da Açlık Oyunları’ndaki 13. Mıntıka gibi anlatacaklar. İsyan ettiğini ve yok edildiğini söyleyecekler! Gazze denilen yerin yıllarca yüksek duvarlarla çevrili bir açık hava hapishanesi olduğundan ve insanların günlük ihtiyaçlarını bile karşılamaktan aciz olduğundan hiç bahsetmeyecekler. Bölgedeki bazı kamplarda insanların “açlıktan” öldüklerinden de kimse bahsetmeyecek. Varsa yoksa Almanya’nın dünya savaşında Naziler eliyle yahudilere yaptıkları zulümleri dinleyeceksin! İsrail’in 2014 yılında hemen hepsi sivil ve yarısından fazlası kadın ve çocuk olan Filistinlileri öldürdüğünden kimse bahsetmeyecek!

Doğu Türkistan diye bir yer var. Çin’in toprakları içerisinde ve sözde özerk bir bölge. Oradan ne görüntü ne de rakamlar yansımıyor haber kanallarına... Sadece her gün olaylar olduğunun ve sistematik bir şekilde azaltılan Türkmen nüfusunun farkındayız!

Dünyanın dört bir yanında insanlar ölüyor. Katlediliyor! Yanı başımızda gün geçmiyor ki ülkede, şehirde yüzlerce ölüm olduğu haberleri gelmesin. Filmler bizleri şaşırttığı ve içine çektiği oranda başarılı olurlar. Oysa biz her gün bu görüntülerle yaşıyoruz. Çocuklarımız ve kadınlarımız canlı yayında öldürülüyor! Bizler de izliyoruz! Sosyoloji de kahrolası bu olaya NORMALLEŞME diyor!