21 Temmuz 2009 Salı

Duyguların kardeşliği

Bütün düşüncelerimiz ve duygularımız, duyularımız kardeş aslında. Mesala sevgi ile nefret, görmek ve duymak...Habil ile Kabil gibi kardeşlikleri bazılarının; kalbim deli gibi severken beynim nefret edebiliyor, bir sesi duymak için deli olurken aynı sesin yansımasından kaçabiliyor insan. Duygular ve düşünceler arasında çok ince bir çizgi var, iki tarafıda keskin bir bıçağın yüzleri gibi.

Bazen hangisini hissediyor hangisini düşünüyorsunuz rahatlıkla birbirine karışıtırabiliyorsunuz. Bir şeyi yapmanızı beyniniz mi kalbiniz mi istiyor? Bunu anlamak bazen çok karmaşıklaşabiliyor. Buna birde hayali danışmalarımız katılıyor; sol tarafdaki mızraklı danışman bir yöne çekiyor kararlarımızı, diğer tarafımızdaki kanatlı olan diğer bir yöne . İşte gelgitlerde böyle zamanlara rastlıyor sanırım.

Daha kötü durumlarda ortaya çıkabiliyor bazen. Beyin ve kalp ortak bir noktada buluşuyor. Ve felaket geliyorum diyor. En kısa yoldan kaçmak lazım. Her yerde sinyaller karşımıza çıkmaya başlıyor. Ama beyin kalbe tam bir itaat halinde, gözler ve kulaklar alt yüklenici olarak mütaahide uymuş durumda. Kim ne dese nafile.

Öz kardeşlerin birbirini öldürmesi böyle gerçekleşiyor işte. Perde arkasındaki patronun istekleri zorlayıcı olmaya başlıyor bir yerden sonra. Taşeronlar görünürdeki patrona baş kaldırıyor maaşları ödenmediği için. Çalışanlar grev tehditleri ve iş yavaşlatma eylemi yaparken, tüm işler askıya alınıyor ve hayat durma noktasına geliyor. Bir bakıyorsunuz işveren lokavt ilan etmiş. Hop tüm fabrikanın fişi çekilmiş. Beyin iptal, kalp istemsizde olsa bir şeyler yapmaya çalışıyor ama neye yarar; al sana bitkisel yaşam.

3 yorum:

  1. Ben yazmasam kimse yazmayacak.Sen daha benle dalga geç...:)

    Benzetmelere bayıldım.

    Hatta seninle aynı gün bloğa yazdığım bir yazıda şu cümleyi kullandım.'Siz hiç aynı anda birini hem sevip hem de nefret ettiniz mi?

    Sende cevabını yazmışın işte...

    Ellerine ve yüreğine sağlık...

    Sevgiyle Kal

    YanıtlaSil
  2. En çok fikri olan sensin demek ki... :)

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Kalp ve beyin.. Gerçekten Habil ile Kabil gibi olmak zorundalar mı her zaman? Bir kez olsun ikisi de doğru olanı savunamazlar mı?

    Ve insan pişman olup incinse de her defasında yanılacağını bile bile tekrar tekrar kalbini dinlemeye devam etmek zorunda mıdır? Beyin neden bütün kontrolü elinde tutarken bir tek kalbe karşı koyamaz??

    YanıtlaSil

Fikriniz varsa buradan buyurun...

Yanılsama / 2009 -2013